Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, kuraklığın etkisiyle su seviyesi hızla düşen ve biyolojik kirlilik oluşan Eğirdir Gölü’nde 9 maddelik eylem planını hayata geçirdi.

Eğirdir Gölü’nün kuraklık tehdidi, alg patlaması ve biyolojik kirliliğe karşı korunması ve rehabilite edilmesi amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un talimatıyla ilgili kurumlar harekete geçti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Tabiat Varlıklarını Koruma (TVK) Genel Müdürlüğü koordinesinde Isparta Valiliği, Belediye Başkanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü, Eğirdir Su Ürünleri Araştırma Merkezi, TÜBİTAK, üniversiteler, kamu ve özel sektör kuruluşlarının katılımı ile bir komisyon oluşturuldu. Arazi çalışmalarıyla beraber alınması gereken tedbirler belirlendi.

“9 maddelik eylem planı hazırlandı”

Göldeki sucul bitkilerin ve dipte biriken sediment ile biyokütlenin kaldırılmasına ilişkin TVK Genel Müdürlüğü tarafından ön fizibilite raporu hazırlandı. Süleyman Demirel Üniversitesi ile Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden bilim adamları da Ekosistem Değerlendirme Raporu (EDR) hazırladı. Bakan Kurum, bu çalışmalar ışığında belirlenen 9 maddelik eylem planını kamuoyuna duyurmuştu.

Kafa kafaya vuruşan dağ keçileri fotopakana takıldı Kafa kafaya vuruşan dağ keçileri fotopakana takıldı

Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdür Yardımcısı Beyhan Oktar, eylem planının uygulanmaya başlandığını açıkladı. Oktar, gölün ekolojik değerini ortaya koymak, göl ve çevresindeki faaliyetleri mevzuat kapsamında sınırlandırmak ve koruma-kullanma dengesini gözetme amacıyla TVK Genel Müdürlüğü’nün Eğirdir Gölü ve kıyı kesimini "Kesin Korunacak Hassas Alan", "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" ve "Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı" olarak ilan ettiğini belirtti.

“Özel araçlarla ve dalgıçlarla temizlik başladı”

Çalışmalar kapsamında acil müdahale olarak göl yüzeyindeki alglerin ve göl kıyısındaki ölü sucul bitkilerin temizlenmesi amacıyla Gemi İnşa Sanayi A.Ş. (GİSAŞ), amfibi sulak alan rehabilitasyon aracı tasarladı. Bu araçlarla göl yüzeyinde, göl içindeki hassas bölgelerde ise özel ekipmanlı dalgıçlarla temizlik çalışmalarına başlandığını açıklayan Oktar, gölü besleyen Çayköy Dere ağzında biriken rüsubatın da (ağaç dalları ve bitki tortusunun) DSİ’ye ait araç ve ekipmanlarla temizlendiğini kaydetti.

“Dip çamuru için bilimsel incelemeler sürüyor”

Göl tabanında dip çamuru temizliği yapılmasına yönelik fizibilite çalışmalarının devam ettiğini ve elde edilecek bilimsel veriler doğrultusunda dip çamuru temizliği başlatılacağını belirten Oktar, “Çalışmalar kapsamında akademisyenlerimiz gölün içerisinden ve dip sedimanından 20 farklı noktadan alınan örnekleri analiz ediyorlar. Analizler tamamlandığında gölden çıkarılacak çamurun hangi bilimsel metotlarla bertaraf edileceği ve bununla ilgili yapılacak tüm önlemleri bizlere sunmuş olacaklar ve bu doğrultuda tedbirlerimizi almaya devam edeceğiz” dedi.

“Eğirdir’i gelecek nesillere aktaracağız”

Isparta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Bekir Çelen de, Eğirdir Gölü’nün bölge ve ülke için önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

"Son yıllarda yaşanan iklim değişikliği ve kuraklık göldeki su seviyesinin hızla azalmasına sebep oldu. Yağış rejimindeki değişiklikler, ondan sonra sıcaklık artışları ve bölgedeki insan faaliyetleri, göl ekosistemini olumsuz etkiledi. Su seviyesinin azalmasıyla birlikte göldeki biyolojik kirlilik, alg patlamaları ve kötü koku gibi sorunlar ortaya çıktı. Eğirdir Gölümüz bölgedeki içme suyu kaynağı olmasının yanı sıra tarımsal sulama, turizm ve balıkçılık gibi birçok alanda kritik öneme sahip. Dolayısıyla bu sorunların giderilmesi acil bir ihtiyaç haline geldi. Bakanlığımızın ve yerel yönetimlerin koordinasyonuyla başlatılan rehabilitasyon çalışmaları sayesinde gölün ekosistemini koruyarak bu eşsiz doğal kaynağı gelecek nesillere aktarmayı hedefliyoruz."